SunRind

Şiir kadar elemle, Şiir kadar coşkulu, Şiir kadar biçimli, Şiir kadar öz! Sus! Susku, bir giz, Yavaş yavaş sız!

22 Ekim 2009 Perşembe

Her Ne Var Âdemde Var / Nesimî

Çünkü bildin mü’minin kalbinde Beytullah var,
Niçin izzet etmedin ol evde ki Allah var.

Her ne var Âdemde var Âdemden iste Hakk’ı sen,
Olma iblis-i şâki Ademde sırrulah var.

Pes enel hak defterinden al sabk ey zât-ı hak,
Dem be-dem bâtıl tasavvur etme Hakkullah var.

Yılda bir kez hac olursa Kâbe’de ey hâcegân,
Gir gönüller kâbesine nice haccullah var.

Zâhidin dilinde zikri var ise çün lâ ilâhe,
Aşıkı sâdıkların kalbinde illâllah var.

Pehlivandır şol kişi ki nefsini katleyledi,
Hep erenler meclisinde ana eyvallah var.

Kimseye ta’netme ey dil sırrı Hakk’a vakıf ol,
Cümle eşya nur-u haktır sanma gayrullah var.

Kenz-i mahfidir hakikat ey Nesimî ebsem ol,
Sırrını fâş etme bu yolda çok gümrâh var.

Eyledim

AllahAllah dedim eyledim,

Yûnus ile diri oldum söyledim.

Öten kuşlar ile An-ı diyem mi?

Gârib olup, ben bu ilden gidem mi!

PîrSultanAbdalım, gözün ne pektir,

Yüreğin yufkaca, sözün de merttir!

20 Ekim 2009 Salı

Bildin mi imdi!

Hasta olan gönlüm, iyileştin mi?
Erenlerin irfanıyla, dirileştin mi?
Fakir olan kimdir, bildin mi imdi?
HAK-kın- ummanına, daldın mı imdi!

16 Ekim 2009 Cuma

Öz!

An denilen şey bile fazladandır söz itibari ile
Öz bulunmuştur, aslen bulmak kelimesi bile bir aldanıştır! ..."O" görünen bir birlik, saklanan bir tekliktir...

12 Ekim 2009 Pazartesi

Aşk'tan Özge..

Erenler yolunda ahım duyulur
Gözle görenlerden tenha olunur
Özü An’la atan, kimdir, bilinir
Hak’tan öte var mı, bulan söylesin

Akıl kendin yoklar, gaflet denilir
Gönül dikensizdir, her dem derilir
Sözü kusur bilir, canda gezinir
Aşk’tan özge var mı, yanan söylesin

07 Ekim 2009 Çarşamba

Zalimim Esrarında!

zalimim esrarında
halimin sırdaşı ol
aşk dedim
dilden düştüm
yok dedim
vardan göçtüm
of dedim
öfke kustum
affederek arınan
yorulsuz yoldaşım ol

11 Eylül 2009 Cuma

in memoriam / data_grrr

ayakkabılarını getirdim.
güneş gözlüğün,
sigara tablan,
bunlar da kalemlerin.
giydiğin bir kaç şey,
bulabildiğim
sözlerin
ateş çiçeklerini de getirdim.
erguvanların ilk goncaları bunlar.
çimenleri de yoldum bu arada
elime bulaşan toprağın kokusunu
ve uğur böceklerini.
çöplükleri karıştırıyorum artık
unuttuğum bir şey var mı diye
o şişko kedi de burada
yolumu kaybettim..
ne olacak sanki..
'gel..gel hadi..
'yolumu da getirdim
sahile indim biraz
aynı vakitlerde
büklüm büklümdü deniz
kıyıya vurduklarında tane tane
tek tek topladım onları..
saçlarını...
çok mu içtim bilmiyorum
az yıkamadık bu bulutları şarap ile
onları da getirdim..
ayak izlerini seyrederdim bir zamanlar burada
avuç avuç ellerimde şimdi
zamana karşı akıyor
kaybettiğimiz yılları getirdim
harcadığımız ruhları
yanıtsız soruları
neden uçamadığımızı
ve güneşi
güneşi de getirdim
sonra gece oldu..
uçsuz bucaksız..
kaç sokak gezdim bilmiyorum
sıkı sıkı örtülü kapılara baktım
buruk perdelere
lahitlerden sarkıyordu
saklambaç oynayan çocuklar
sen iflah olmaz derdin bu kaçamak bakışlar
bu gece değil bebeğim
onları da getirdim yanımda
uzanıp yakaladım
inleyen köpekleri
bir görmeliydin
beni pul pul olmuş pençelerimle
sonra nasıl da çözüldü yıldızlar
ve savruldular surların karanlığına
hepsi burada işte
tek tek topladım
bu soğuk taşları
sırılsıklam..
sırılsıklam istanbul'un tepeleri
saplıyorum dudaklarımı
bu tatsız akıntının merkezine.
saplıyorum!
konuş benimle.
http://www.sifirforum.com/blog.php?b=161